Sempozyum: I. Uluslararası Eğitim Programları ve Öğretim Kongresi
Kongreler
1. Ulusal İlköğretim Kongresi
Bildiri İndeksi
XVI. Ulusal Eğitim Bilimleri Kongresi
Bildiri İndeksi
XIII. Ulusal Eğitim Bilimleri Kurultayı
Bildiri İndeksi
III. Eğitim Yönetimi Kongresi
Bildiri İndeksi
XVII. Ulusal Eğitim Bilimleri Kongresi
Bildiri İndeksi
VII. Ulusal Eğitim Bilimleri Kongresi
Bildiri İndeksi
World Conference on Educational Sciences
Bildiri İndeksi
Further Education in the Balkan Countries
Bildiri İndeksi
IV. Ulusal Eğitim Bilimleri Kongresi
Bildiri İndeksi
IV. Ulusal Eğitim Yönetimi Kongresi
Bildiri İndeksi
XIV. Ulusal Eğitim Bilimleri Kongresi
Bildiri İndeksi
XVIII. Ulusal Eğitim Bilimleri Kurultayı
Bildiri İndeksi
IV.Sosyal Bilimler Eğitimi Kongresi
Bildiri İndeksi
Dünya Eğitim Bilimleri Kongresi (WCES 2010 World Conference on Educational Sciences)
Bildiri İndeksi
1.Ulusal Eğitim Programları ve Öğretim Kongresi
Bildiri İndeksi
19. Eğitim Bilimleri Kurultayı
Bildiri İndeksi
World Conference on Psychology Counselling & Guidance
Bildiri İndeksi
2.nd World Conference on Psychology, Counselling& Guidance
Bildiri İndeksi
20.Ulusal Eğitim Bilimleri Kurultayı
Bildiri İndeksi
Uluslararası Türkçenin Eğitimi- Öğretimi Kurultayı
Bildiri İndeksi
2.nd World Conference on Learning Teaching & Educational Leadership
Bildiri İndeksi
I. Uluslararası Eğitim Programları ve Öğretim Kongresi
Bildiri İndeksi
XI. Ulusal Psikolojik Danışmanlık ve Rehberlik Kongresi
Bildiri İndeksi
3rd International Conference on New Trends in Education and Their Implications
Bildiri İndeksi
X. Ulusal Fen Bilimleri ve Matematik Eğitimi Kongresi
Bildiri İndeksi
21. Ulusal Eğitim Bilimleri Kongresi
Bildiri İndeksi
2. Ulusal Eğitim Programları ve Öğretim Kongresi
Bildiri İndeksi
3. International Congress on Early Childhood Education
Bildiri İndeksi
22.Özel Eğitim Kongresi Özel Eğitimde Ölçme ve Değerlendirme
Bildiri İndeksi

Gadamer`in Eğitim Üzerine Felsefi Yaklaşımı
Feryal CUBUKCU
Dokuz Eylül Üniversitesi
Bildiri Özeti:
Bu çalışmanın amacı dil öğrenimi kavramlarına rehber olacak olan hermeneutics bakış açısını incelemektir.Bu bildiri anlamak için gerekli olan eğilimleri geliştirmeye dayalı olan Hans Georg Gadamer‘in kurallarını vermeye çalışmaktadır.Bu kuralların merkezinde önyapı, kişisel önyargılar, zamansal uzaklık ve tarihsel etki vardır. Gadamer‘in felsefi kuramı, Aydınlanma çağının önyargıya karşı olan önyargısı, tüm durumları bir problem olarak gören ilerici modern eğilimi, ile bilgi ve uygulamanın birleşimini savunan Descartes‘in tüm bilgiyi kuramsallaştıran ve bu olası problemleri bu şekilde çözümlemeye çalışan kuramıyla kıyaslanmaktadır.

Gadamer, aslında eğitim üzerinde doğrudan yazmamış olmasına rağmen, anlama ve yorumlamada bahsi çok geçmekte, anlayışın belli anda oluşan bir şey değil de zamanla belirginleşen bir şey olduğunu, tüm anlama ve kavrama şekillerinin bir toplamı olduğunu, kavrayışın, kavranılan şeyle ilgili olduğunu söylemektedir. Hermeneutik inceleme nihai noktada dil incelemesidir; çünkü anlaşılabilen varlık dildir. Ona göre insan bilimlerinde anlamanın dil ortamında incelenmesi gerekmektedir. Anlamanın dilselliği Gadamer‘in yaklaşımının anahtarıdır.

Prejudice ? (önyargı) fikrine az değinen ve diyalogun kendi bakış açısından ziyade karşısındakinin bakış açısına odaklanmasını savunan Gadamer, eğitim ortamında asıl amacın yaşayarak ve uygulayarak ve hissederek öğrenme, sadece bilişsel ve ussal değil ayni zamanda kişilik gelişimi olduğunu vurgulamıştır.Gadamer‘e göre, Heidegger‘in Being and Time eseri üçlü kavramı- ön sahiplenme, öngörü ve ön anlayış (fore-having, fore-sight, and fore-conception)- bir metni ve kişinin sözlerini anlamada kişiye çok yardımcı olur. Ayrıca, bu ön yapılar (forestructures) kişinin zihninde açık olmasını ve anlamsal olarak değişime yakın olmasını sağlar.

Anlamanın bir sanat olduğunu ve anlamada kişinin kendini bu ön yapılara teslim olmasından ziyade bilinçli bir şekilde idrakı diğer fikirlere açık olmasının yattığını ileri sürer ve tabi ki bu birisini dinlerken veya kitap okurken, içerik ile ilgili ön yapıları ve her şeyi unutmamız demek değildir. Bu, eğitim ortamında diğer kişiye ve metne karşı açık olmamız ve onu anlayacak durumda olmamız demektir. Bu açıklık, kendi fikirlerimizin farkına vararak, diğerlerini de görmemiz demektir , tarafsız olmak veya kendi varlığımız süreçte kaybetmek de değildir. Önemli olan kendi ?önyargılarımızın? (prejudice) farkına varmamızdır, bu şekilde metni ?diğer? olarak görmek mümkün olduğu gibi gerçekliğini, doğruluğunu tasdiklemek olasıdır.

Burada asıl vurgulanmak istenen, anlama sürecinde karşılaştığımız yorumbilgisi döngüsünün dışına hiç bir koşulda çıkamayacağımız ve dolayısıyla da önyargısız bir konumdan anlamamız olanaksız olduğu için, bize düşen, anlamamızı tarihsel olarak koşullandıran olumsuz önyargılara ilişkin farkındalığımızı arttırarak yeni anlamaları anlamayı olabildiğince iyileştirmektir. Etkinin tarihselleşmesini anlatırken, Gadamer, bunu ufukların kaynaşması diye adlandırmakta ve geçmiş ile günümüz arasındaki ilişkiye dikkat çekmektedir.

Geçmişi anlamak, gelenekleri görmek tarihi bir ufka sahip olmaktır. Kendimizin durumunu /yerini değiştirmek ne demektir? Kendimizi hiçe saymamız demek değildir. Bu diğer durumda kendimizi görüp düşünmektir (tıpki bir öğretmenin öğrenciyi veya dil öğrenen kişinin dili kendi ana dili gibi konuşan kişiyi anlaması gibi).Fakat biz bu yeni duruma her zaman icin kendimizi getiririz. Transposing (yer değiştirme ) başkasına empati duymak veya karşısındakini kendi durumumuza yaklaştırmak değil, sadece kendimizi değil diğerini de belli bir evrensel boyuta çıkarmak demektir.

Bir ufka sahip olmak ise (To acquire a horizon ) elimizdekine yakının ötesinde başka şeyleri de görmesini öğrenmek ve daha geniş bir açıdan olayları ve kişileri görmesini bilmek demektir. Günümüz ancak geçmişle mümkündür ve geçmiş olmadan oluşturulamaz. Bir şeyi anlama farklı ufuklardaki (geçmiş ve günümüz) birleşmedir, hermeneutics ufuklar arasındaki farklılığı örtmeyi değil bunu ortaya çıkartmayı hedefler.Gadamer daha sonra yorum yapan kişiye yardımcı olacak ?deneyim? kavramından (Erfahrung) bahseder. Kişinin kendisiyle ilgili bilgisi kendisi için neler yapması gerektiği bilgisinden ayrılmaz fikrindedir.

Deneyim belli bir olaydan kazanılan bilgi üzerine inşa edilmiştir. Gadamer deneyimin belli bir bilgi üzerine dayanan statik değişmeyen bir şey olmadığını, bu deneyimlerden sonra gelen diğer deneyimlerle ilgili olarak değişip farklılaşabileceği üzerine olduğunu vurgular. Deneyimli kişinin özelliklerini sıralarken Gadamer, deneyimin mükemmel bir şekilde sahip olunması ve kazanılmasının kişinin bir şeyi yaşadığını, öğrendiğini, kavradığını, ilgili her şeyi tecrübe ettiğini ve diğerlerinden (bu deneyimi yaşamamış olanlardan) daha iyi bildiğini göstermediğini belirtir.

Tam tersine, deneyimli kişi şu ana kadar edinmiş olduğu deneyimlerle onlardan çıkarttığı bilgiyle yeni tecrübeler kazanmaya hazır, donanımlı ve bu yeni deneyimlerden sonuç çıkarmaya hazır olduğunu söyler.Gadamer‘in hermeneutics anlamayı diğer anlamalara yol açacak bir kavrayış şeklinde tanımlar, bu geleneksel çerçeveden daha iyi ve daha yüksek bir anlama değildir.

Deneyim kazanmayla oluşan anlama ve öğrenme rutin, yeknesak ve kapalı bir çerçeve değil, sorgulamayla genişleyen bir ufuktur. Felsefi yaklaşım olarak bu anlayış deneyim kazanılması, bilginin elde edilmesi, sorgulanması arasındaki ayrılmaz ilişki üzerine kurulu olup geleneksel tarzda (öğretmenin konuyu aktarılması veya bilginin dışarıdan verilmesi) öğrenmeyi tekrar sorgular.

Gadamer‘in belli başlı prensipleri (historical effect, temporal distance, prejudice, and forestructures: zamansal uzaklık, tarihsel etkililik, önyargı ve önyapılar) bu bildiride değinilip, açıklanıp hermeneutic biliçliliğin kazanılmasında, sorgulamada, deneyim elde etmede ve bilginin uygulanmasındaki önemi vurgulanacak ve örneklerle gösterilecektir
Anahtar Sözcükler: hermeneutics , gadamer , education ,


Sempozyum: I. Uluslararası Eğitim Programları ve Öğretim Kongresi
Gadamers Philosophical Hermeneutics on Education
Feryal CUBUKCU
Dokuz Eylul University
Abstract : The purpose of this study is to examine philosophical hermeneutics as a referent for language learning concepts.This study seeks to explicate a descriptive set of principles based on Hans Georg Gadamer‘s theory of interpretation that has the potential for developing dispositions necessary for understanding. Central among these are the concepts of forestructure, prejudice, temporal distance, and history of effect, all of which constitute part of the whole of the hermeneutic circle as envisaged by Gadamer.

As such, Gadamer‘s hermeneutics is contrasted with Cartesian epistemology and its primacy of method, the Enlightenment‘s prejudice against prejudice, the modernist/progressive tendency to consider all situations as problems to be solved by relegating all forms of knowledge to techné, and the subjective nature of interpretation inherent in a hermeneutics of suspicion.

While he did not write extensively on the subject of education, Gadamer is credited with developing a hermeneutics not as an attempt to prescribe a method or set of methods for understanding but to discover what is common to all modes of understanding and to show that understanding is never a subjective relation to a given ?object‘ but to the history of its effect; in other words, understanding belongs to the being of that which is understood.

Focusing less on the prejudice structures inherent in understanding and considering that the goal of dialogue, for Gadamer, is to reach an understanding that centers less on asserting one‘s point of view and more on individual transformation, he contends that the personal growth is at the center of the dialogical interplay as well as development of the cognition and understanding.

According to Gadamer, Heidegger‘s Being and Time provides the hermeneut with a circle of understanding that is comprised of working out a series of fore-structures (fore-having, fore-sight, and fore-conception) in an attempt to project a meaning for a given text. Furthermore, understanding is possible only when these fore-structures are not arbitrary but rather considered in light of the things 18 themselves. Gadamer is explicit in suggesting that what is constitutive to the art of understanding involves not a subjugation of these particular fore-structure rather a hermeneutic consciousness that remains open to the meaning of the other.

Of course, this does not mean that when we listen to someone or read a book we must forget all our fore-meanings concerning the content and all our own ideas. All that is asked is that we remain open to the meaning of the other person or text. But this openness always includes our situating the other meaning in relation to the whole of our own meanings or ourselves in relation to it…this kind of sensitivity involves neither neutrality with respect to content nor the extinction of one‘s self, but the foregrounding and appropriation of one‘s own fore-meanings and prejudices. The important thing is to be aware of one‘s own bias, so that the text can present itself in all its otherness and assert its own truth against one‘s own fore-meanings.

In explaining the history of effect as it relates to a fusion of horizons, Gadamer further distinguishes his notion of understanding predicated on a dialogical interchange between the past and the present: Understanding tradition undoubtedly requires a historical horizon then. For what do we mean by transposing ourselvesCertainly not just disregarding ourselves. This is necessary insofar as we must imagine the other situation.But into this other situation we must bring, precisely, ourselves. Transposing ourselves consists neither in the empathy of one individual for another nor in subordinating another person to our own standards; rather it always involves rising to a higher universality that overcomes not only our own particularity but also that of the other.

To acquire a horizon means that one learns to look beyond what is close at hand- not in order to look away from it, but to see it better, within a larger whole and in truer proportion. The horizon of the present cannot be formed without the past. Rather understanding is always the fusion of these horizons supposedly existing by themselves. The hermeneutic task consists in not covering up this tension (between horizons) by attempting a naïve assimilation of the two but in consciously bringing it out. Gadamer next addresses the concept of experience (Erfahrung) for the philosophical hermeneut. He contends that self knowledge cannot be separated from experience as in the case of knowing how to do for oneself.

The latter form of reasoning is predicated on a teleological view of experience that concerns itself with the knowledge to be gained through a confirmable event. Gadamer favors a dialectic of experience that has its proper fulfillment not in definitive knowledge but in the openness to experience that is made possible by experience itself. In describing the dispositions characteristic of the experienced person, Gadamer writes that the consummation of his experience, the perfection that we call being experienced, does not consist in the fact that someone already knows everything and knows better than anyone else.

Rather, the experienced person proves to be, on the contrary, someone who, because of the many experiences he has had and the knowledge he has drawn from them, is particularly well equipped to have new experiences and to learn from them. Gadamer‘s hermeneutics considers understanding as capable of being enlarged into different understandings, not necessarily superior or better, than those inherited from the horizon of tradition. Such a perspective is predicated on the aforementioned Gadamerian notions of experience and questioning, both of which seek to retain an open dialectic that does not admit of routine or foreclosure.

Philosophical hermeneutics additionally permits a reconsideration of these assessments in light of its insistence on an inseparable relation between understanding and application. Establishing the principles of historical effect, temporal distance, prejudice, and forestructures then is integral to the development of a hermeneutic consciousness and these same principles allow Gadamer to expound on a series of topics, namely the priority of the question, the meaning of experience, and the idea of application
Keywords : social studies , education program ,
Dokümanlar / Documents

Bedava Kargo
100 ve üzeri alışverişler kargo bedava

İndirimli Kargo
75-100 arası kargo yarı fiyatına

Pegem Akademi Dershaneleri
KPSS, ALES, KPDS, ÜDS, DGS Hazırlık Kurslarında lider marka Pegem Akademi Dershaneleri web sitesi için tıklayınız.

Bu web sitesinde yer alan bütün görsel ve yazılı materyallerin telif hakları Pegem Akademi Yayıncılık'a aittir.
Her hakkı saklıdır. 2005-2013 © Pegem Akademi Yayıncılık.